Prime Video

Grimm

  • Vizyon Tarihi: 28 Ekim 2011 – 31 Mart 2017
  • Film Kategorisi: Fantastik, Polisiye, Dram, Doğaüstü, Korku
  • Yönetmen: Norberto Barba, Terrence O’Hara, Eric Laneuville
  • Senarist: Stephen Carpenter, David Greenwalt, Jim Kouf
  • Yapımcı: Sean Hayes, Todd Milliner
  • Oyuncular: David Giuntoli, Russell Hornsby, Elizabeth (Bitsie) Tulloch, Silas Weir Mitchell, Sasha Roiz, Reggie Lee, Bree Turner, Claire Coffee
  • Ülkesi: ABD
  • Platformlar: Amazon Prime Video

Grimm Dizi İncelemesi: Masallar Gerçek Olduğunda Kaçacak Yeriniz Yoktur

“Bir varmış, bir yokmuş…” diye başlayan masalların çocukları uyutmak için değil, onları korkunç gerçeklere karşı uyarmak için yazıldığını hiç düşündünüz mü? NBC’nin 2011-2017 yılları arasında ekranlara getirdiği ve 6 sezon boyunca fantastik dizi tutkunlarını ekran başına kilitleyen Grimm, tam olarak bu sorunun cevabını arıyor. Portland’ın yağmurlu ve kasvetli atmosferinde geçen bu hikaye, sıradan bir cinayet masası dedektifinin, insanlığın arasına karışmış canavarları görebilen bir “Grimm” olduğunu keşfetmesiyle başlıyor. Dizimag.com.tr olarak, polisiye prosedürleri ile karanlık halk hikayelerini ustaca harmanlayan bu kült yapımı tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz.

Grimm Konusu: Dedektiflik Rozetinin Arkasındaki Avcı

Dizi, Portland Polis Departmanı’nda çalışan başarılı cinayet dedektifi Nick Burkhardt’ın (David Giuntoli) hayatına odaklanıyor. Nick, hayatı gayet sıradan ilerleyen, evlilik planları yapan bir adamken, bir gün sokakta yürüyen insanların yüzlerinin anlık olarak korkunç yaratıklara dönüştüğünü görmeye başlar. Başta akıl sağlığını yitirdiğini düşünse de, ölmek üzere olan teyzesi Marie’nin ziyaretiyle gerçek ortaya çıkar: Nick, “Grimm” olarak bilinen seçkin bir avcı soyunun son temsilcilerinden biridir.

Grimm’lerin görevi, insan kılığında aramızda dolaşan ve “Wesen” (Vesen okunur) adı verilen mitolojik varlıkların, insanlara zarar vermesini engellemektir. Ancak Nick, atalarının aksine “önce öldür, sonra sor” mantığıyla hareket etmez. O, hem kanunun bir adamı hem de bir Grimm olarak dengeyi bulmaya çalışır. Dizi boyunca Nick’in, bu iki kimlik arasında sıkışıp kalmasını, bir yandan seri katilleri yakalarken diğer yandan kadim kehanetlerle ve Wesen dünyasının kraliyet entrikalarıyla savaşmasını izleriz.

Karakter Dinamikleri: Kurdun Dostluğu ve Ortağın Sadakati

Grimm’i diğer fantastik dizilerden ayıran en büyük özellik, klişeleri yıkan karakter yapılarıdır. Dizinin gizli yıldızı şüphesiz Silas Weir Mitchell’in canlandırdığı Monroe karakteridir. Bir “Blutbad” (Kurt Adam benzeri bir tür) olan Monroe, doğasının getirdiği vahşiliği bastırmış, pilates yapan, antika saat tamiriyle uğraşan ve et yemeyen bir “reforme” yaratıktır. Nick’in Wesen dünyasındaki rehberi olan Monroe, dizinin mizah dozunu ve kalbini oluşturur. Bir Grimm ile bir Blutbad’ın kurduğu bu sıra dışı dostluk, dizinin omurgasıdır.

Öte yandan Nick’in ortağı Hank Griffin (Russell Hornsby), uzun süre olaylardan habersiz kalsa da, gerçeği öğrendiği andan itibaren Nick’in en büyük destekçisi olur. “Sıradan bir insan”ın bu doğaüstü olaylara verdiği gerçekçi tepkiler, dizinin ayaklarının yere basmasını sağlar. Polis şefi Yüzbaşı Sean Renard (Sasha Roiz) ise dizinin en gri karakteridir. Hangi tarafta olduğu uzun süre belirsizliğini koruyan Renard, hikayeye politik bir derinlik ve sürekli bir gerilim katar.

Wesen Dünyası ve Mitolojisi: Her Bölüm Yeni Bir Canavar

Grimm, “Haftanın Canavarı” (Monster of the Week) formatıyla başlasa da, ilerleyen sezonlarda derinleşen bir ana hikaye örgüsüne (ark) evrilir. Senaristler, sadece Grimm Kardeşler masallarından değil, Japon mitolojisinden Güney Amerika efsanelerine (El Cucuy, La Llorona gibi) kadar geniş bir folklordan beslenirler. Bu çeşitlilik, dizinin kendini tekrar etmesini engeller.

Dizideki yaratıklar (Wesenler) sadece korkunç canavarlar değildir; onların da kendi kültürleri, kuralları, yasakları ve örgütlenmeleri vardır. “Woge” adı verilen dönüşüm anları, görsel efekt ekibinin başarısıyla (özellikle dizinin çekildiği yıllar düşünüldüğünde) oldukça etkileyici yansıtılır. Seyirci olarak her bölümde “Acaba bu sefer hangi masal kahramanı, hangi modern suçun arkasında çıkacak?” merakını canlı tutarsınız.

Kadın Karakterlerin Evrimi: Juliette’ten Eve’e, Adalind’in Dönüşümü

Dizinin en tartışmalı ve en çarpıcı karakter gelişimleri kadın başrollerde yaşanır. Nick’in nişanlısı Juliette Silverton (Elizabeth Tulloch), başlangıçta “tehlikedeki masum kadın” rolündeyken, hikayenin ilerleyen noktalarında yaşadığı travmalarla Eve adında ölümcül bir silaha dönüşür. Bu radikal değişim, dizinin dramatik yapısını kökten sarsar.

Diğer tarafta ise dizinin başında “kötü karakter” olarak tanıdığımız cadı (Hexenbiest) Adalind Schade (Claire Coffee) yer alır. Adalind’in sezonlar içindeki değişimi, annelikle birlikte gelen merhameti ve Nick ile olan karmaşık ilişkisi, senaryo ekibinin karakter yazımındaki başarısının en büyük kanıtıdır. İzleyiciye bir karakterden nefret ettirip, sonra onu en sevilen karakterlerden birine dönüştürmek her dizinin harcı değildir.

Portland Atmosferi ve Görsel Dil

Dizinin çekildiği Oregon eyaletinin Portland şehri, adeta dizinin bir diğer başrol oyuncusudur. Sürekli yağmurlu havası, puslu ormanları ve gri gökyüzü, Grimm masallarının o gotik ve tekinsiz atmosferini tamamlar. Şehrin mimarisi ve doğası, Wesenlerin saklanması için mükemmel bir kamuflaj sağlar. Yönetmenler, bu doğal platoyu ışık ve gölge oyunlarıyla birleştirerek, “modern zaman masalı” estetiğini kusursuz bir şekilde yaratır.

Neden İzlemelisiniz?

Eğer doğaüstü olayları seviyor ama “Buffy the Vampire Slayer” veya “Supernatural” gibi yapımlara daha olgun ve polisiye tabanlı bir alternatif arıyorsanız, Grimm listenizin en başında olmalı. Dizi, sadece yaratık avlamaktan ibaret değil; kimlik, aidiyet, ön yargıların kırılması ve “canavar” kavramının aslında görünüşle değil, eylemlerle ilgili olduğu üzerine felsefi alt metinler de barındırır.

  1. ve 6. sezonlarda hikayenin ölçeği büyüyüp “Kara Pençe” (Black Claw) gibi örgütlerle küresel bir savaşa dönüşse de, Grimm özündeki o sıcak “takım ruhunu” asla kaybetmez.

Sonuç: Efsanevi Bir Finalle Veda

6 sezon ve 123 bölümün ardından Grimm, soruları havada bırakmayan, duygusal ve tatmin edici bir finalle ekranlara veda etti. David Giuntoli’nin her sezon üzerine koyarak ilerleyen performansı ve yan karakterlerin (özellikle Wu ve Rosalee) hikayeye katkılarıyla, dizi unutulmazlar arasına girdi.

Dizimag.com.tr olarak; fantastik evrenlere meraklı, polisiye bulmacaları çözmeyi seven ve “Kurt Kırmızı Başlıklı Kız’ı yemeseydi ne olurdu?” diye merak eden tüm izleyicilerimize Grimm’i şiddetle tavsiye ediyoruz. Bölümleri izlemeye başladığınızda, aynaya baktığınızda gördüğünüz suretten şüphe etmeye başlayabilirsiniz. İyi seyirler!

Bir yanıt yazın

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu