Prime Video

The ‘Burbs

  • Kategori: Kara Komedi, Gizem, Gerilim
  • Yayın Tarihi: 8 Şubat 2026
  • Oyuncular: Keke Palmer, Jack Whitehall, Julia Duffy, Mark Proksch, Haley Joel Osment
  • Dil: İngilizce
  • Film Süresi: 30-40 Dakika (Bölüm Başına)
  • Senarist: Celeste Hughey (Yaratıcı), Brian Grazer, Seth MacFarlane (Yapımcılar)
  • Orijinal İsmi: The ‘Burbs
  • Platformlar: Peacock (ABD) -Prime Video

The ‘Burbs İncelemesi: Komşun Seni Gözetliyor (Ve Muhtemelen Bahçeye Bir Şeyler Gömüyor)

Hepimiz o rüyayı görmüşüzdür: Beyaz çitlerle çevrili, çimlerin cetvelle ölçülmüş gibi biçildiği, herkesin birbirine “Günaydın!” diye bağırdığı o mükemmel banliyö mahallesi… Peki ya o gülümsemelerin ardında, bodrum katında nükleer deney yapan bir amca ya da gece yarısı arka bahçede ayin düzenleyen bir teyze varsa? 1989 yılında Tom Hanks’in bizi paranoyak ettiği kült film The ‘Burbs, 2026 yılında Celeste Hughey’nin yaratıcılığı ve Seth MacFarlane’in yapımcılığıyla ekranlara geri dönüyor. Dizimag.com.tr olarak, 8 Şubat’ta başlayacak bu mahalle kaosuna dürbünle bakıyoruz. Perdelerinizi kapatın, komşunuzun ikram ettiği keki yemeden önce iki kere düşünün!

The ‘Burbs Konusu: Eve Dönüş mü, Kabusa Dönüş mü?

Dizinin merkezinde, hayatlarını düzene sokmaya çalışan genç bir çiftimiz var. Jeremy (Jack Whitehall) ve eşi Jill (Keke Palmer), büyük şehrin kaosundan kaçıp, Jeremy’nin çocukluğunu geçirdiği o “huzurlu” mahalleye taşınmaya karar verirler. Plan basittir: Jeremy’nin baba evine yerleşmek, tasarruf etmek ve sakin bir hayat sürmek. Ancak evdeki hesap çarşıya, mahalledeki hesap ise akla mantığa uymaz.

Çiftimiz mahalleye adım atar atmaz, buranın çocukluk anılarındaki o masum yer olmadığını fark eder. Çıkmaz sokak (cul-de-sac) sakinleri, dışarıdan bakıldığında sadece “biraz eksantrik” görünse de, Jill’in radarları tehlike sinyalleri vermeye başlar. Yeni komşular sadece meraklı değil, aynı zamanda tehditkardır. Eski sırlar, tuhaf gece sesleri ve kaybolan postacılar (tamam, postacı kısmı benim tahminim ama olası) derken, Jeremy ve Jill kendilerini bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Bu dizi, “Ev alma komşu al” atasözünün ne kadar hayati bir uyarı olduğunun kanıtı niteliğinde.

Karakter Analizleri: Mahallenin Delileri ve Bizimkiler

Bu diziyi izlenir kılacak en büyük unsur şüphesiz oyuncu kadrosu. Komedi ve gerilimi harmanlayan karakterlere yakından bakalım:

Jill (Keke Palmer)

Evin direği, mantığın sesi ve muhtemelen hayatta kalacak olan kişi. Keke Palmer, Nope filmindeki performansından sonra burada da “Bir şeyler ters gidiyor ve ben bunu çözeceğim” enerjisiyle karşımızda. Jill, kocasının nostaljik körlüğüne kapılmayan, olayları sorgulayan ve mahallenin o sahte mükemmelliğinin altını kazan karakter. Onun enerjisi ve mimikleri, dizinin mizah dozunu belirleyen ana etken.

Jeremy (Jack Whitehall)

İngiliz komedyen Jack Whitehall, o bildiğimiz “sakar, iyi niyetli ama olayları geç anlayan” adam rolünde harikalar yaratıyor. Jeremy, çocukluğunun geçtiği mahalleye pembe gözlüklerle bakıyor. “Ah, şu Bay Peterson ne tatlı adamdır” derken, Bay Peterson’ın elindeki elektrikli testereyi görmezden gelebilecek kadar saf. Jill ile olan zıtlığı, dizinin komedi dinamiklerini oluşturuyor.

Komşular (Mark Proksch, Julia Duffy, Haley Joel Osment)

İşte dizinin tuzu biberi! What We Do in the Shadows‘tan tanıdığımız enerji vampiri Mark Proksch, yine o rahatsız edici derecede sakin ve tuhaf komşu rolünde. Onun olduğu her sahnede “Bu adam kesin seri katil ama kanıtlayamam” hissi yaşayacaksınız. Julia Duffy ve Haley Joel Osment ise mahallenin diğer “renkli” simaları olarak, çiftimizin hayatını zindana çevirmek için sıraya girmiş durumdalar.

Seth MacFarlane Dokunuşu ve Modern Uyarlama

Orijinal film, Joe Dante’nin yönetmenliğinde bir banliyö eleştirisiydi. 2026 yapımı dizi ise bu eleştiriyi günümüz dünyasına taşıyor. Yapımcı koltuğunda Family Guy ve Ted gibi işlerin yaratıcısı Seth MacFarlane’in olması, dizinin mizahının ne kadar sivri olacağının bir göstergesi.

Dizi, sadece “komşum katil mi?” sorusunu sormuyor; aynı zamanda Site Yönetimi (HOA) terörünü, mahalle baskısını, insanların dış görünüşlerinin ardındaki o karanlık dürtüleri de tiye alıyor. 2026’nın teknolojisiyle donanmış bir mahallede gözetleme (stalking) olaylarının nasıl boyuta taşındığını görmek, hem komik hem de ürkütücü olacak.

Neden İzlemelisiniz?

Eğer Desperate Housewives‘ın entrikasını, Only Murders in the Building‘in gizemini ve Get Out‘un o tekinsiz atmosferini bir blender’a atıp karıştırsanız, ortaya The ‘Burbs çıkardı.

  1. Keke ve Jack Uyumu: Biri Amerikalı biri İngiliz, biri atılgan biri çekingen iki oyuncunun kimyası ekranı dolduruyor.

  2. Gizem: Her bölümün sonunda “Acaba o bodrumda ne var?” diye meraktan çatlayacaksınız.

  3. Kısa ve Öz: Sit-com tadında ama sinema kalitesinde, çerezlik bir gerilim.

Unutulmaz Replikler (Fragmandan Seçmeler)

Henüz dizi yayınlanmasa da fragmanlardan yakaladığımız o efsane diyaloglar atmosferi özetliyor:

Jill: “Jeremy, yan komşumuzun bahçesindeki o tümsek sence de insan boyutunda değil mi?” Jeremy: “Saçmalama hayatım, belki de dev bir kabak yetiştiriyorlardır. Organik tarım çok moda!”

Komşu (Mark Proksch): “Mahallemize hoş geldiniz. Biz burada sessizliği severiz. Çok severiz. Çığlık atmadığınız sürece çok iyi anlaşacağız.”

Jill: “Bu evde kalırsak ya katil olacağız ya da maktul. Bavulları topla!”

Dizimag Editör Yorumu: Perde Aralığından Bakış

The ‘Burbs, 2026 yılının başında ilaç gibi gelecek bir yapım. Hem gülmek hem de hafifçe gerilmek isteyenler için biçilmiş kaftan. Orijinal filmi izleyenler o eski tadı alırken, yeni nesil izleyiciler Keke Palmer’ın karizmasıyla ekrana kilitlenecek. Bizden size tavsiye; bu diziyi izledikten sonra komşunuz size bir tabak börek getirdiğinde, içinde ne olduğunu sormadan yemeyin. Ya da en iyisi, kapıyı hiç açmayın!

Şubat ayında Peacock (veya Türkiye yayıncısı belli olduğunda oradan) ekranlarında buluşmak üzere. İyi seyirler, dikkatli olun!

Bir yanıt yazın

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu