Bones

| Özellik | Detay |
| Kategori | Adli Drama, Polisiye, Komedi-Drama |
| Yayın Tarihi | 13 Eylül 2005 – 28 Mart 2017 |
| Oyuncular | Emily Deschanel, David Boreanaz, Michaela Conlin, T.J. Thyne, Tamara Taylor |
| Dil | İngilizce (Orijinal), Türkçe Dublaj ve Altyazı Mevcut |
| Bölüm Süresi | Ortalama 42-44 Dakika |
| Yönetmen | Ian Toynton, Dwight H. Little (Ve daha birçok konuk yönetmen) |
| Senarist | Hart Hanson (Yaratıcı), Kathy Reichs (Kitap serisi yazarı) |
| Orijinal İsmi | Bones |
| Platformlar | Disney+, Hulu, Amazon Prime |
Bir Antropolog ve Bir FBI Ajanı Bara Girmiş…
Bones dizisinin kalbinde, birbirine taban tabana zıt iki karakterin zoraki ama zamanla vazgeçilmez hale gelen ortaklığı yatıyor. Bir tarafta gerçek hayattaki adli antropolog Kathy Reichs‘ın romanlarından esinlenilen, sosyal becerileri bir mermer parçası kadar kısıtlı ama zekası galaksileri aşan Dr. Temperance “Bones” Brennan var. Diğer tarafta ise “içgüdülerim asla yanılmaz” diyen, eski bir keskin nişancı, karizmatik FBI ajanı Seeley Booth.
Dizi, Jeffersonian Enstitüsü’ndeki (gerçek hayattaki Smithsonian’a bir gönderme) bilim insanlarının, FBI’ın çözemediği “kemikleşmiş” vakaları aydınlatmasını konu alıyor. Ama olay sadece katili bulmak değil; olay, Brennan’ın popüler kültür referanslarını anlamayıp “O ne demek?” demesi ve Booth’un sabır testinden geçmesi!
Karakter Analizleri: Jeffersonian’ın Dâhileri ve Bir Ajan
Diziyi asıl sevdiren şey, laboratuvarda sabahlayan o “tuhaf” ama sempatik ekip. Hadi onlara yakından bakalım:
Dr. Temperance “Bones” Brennan (Emily Deschanel)
Ekibin lideri, kemiklerin fısıltısını duyan kadın. Brennan için dünya rasyonel verilerden ibarettir. Duygular? Onlar sadece kimyasal reaksiyonlardır. Şaka yaptığınızda size şakanın neden komik olmadığını bilimsel olarak açıklayabilir. Ancak sezonlar ilerledikçe, o sert kabuğunun altında aslında ne kadar kırılgan ve sadık bir dost olduğunu görüyoruz. “I don’t know what that means” (Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum) repliği ise onun imzasıdır.
Seeley Booth (David Boreanaz)
Brennan’ın tam tersi. İnançlı, vatansever ve insan sarrafı. Bilimsel terimlerden sıkıldığında “Tamam, sadece kim öldürmüş onu söyleyin” diyen taraf. Booth, Brennan’a sadece suçları çözmeyi değil, insan olmayı ve “normal” bir hayat yaşamayı da öğretiyor. Tabii bu sırada giydiği renkli çoraplar ve dev kemer tokalarıyla rüküşlükte de çığır açabiliyor.
Angela Montenegro (Michaela Conlin)
Brennan’ın en yakın arkadaşı ve ekibin “insani” yüzü. Bir sanatçı olmasına rağmen, kurbanların yüzlerini yeniden oluşturmak için geliştirdiği “Angelator” (ve sonraki sürümleri) ile teknoloji harikaları yaratıyor. O olmasa, Brennan muhtemelen hala bir laboratuvarda yalnız başına kemik tasnif ediyor olurdu.
Dr. Jack Hodgins (T.J. Thyne)
“Böcek, çamur ve komplo teorisi kralı.” Milyarder bir aileden gelip laboratuvarda böceklerle oynamayı tercih eden kaç kişi tanıyorsunuz? Hodgins, her vakanın içindeki partiküllerden katilin en son hangi markete gittiğini şıp diye bulur. “King of the Lab” (Laboratuvarın Kralı) olma yarışı ise dizinin en eğlenceli yanlarından biridir.
Stajyerler (The Squinterns)
Dizinin en zekice hamlelerinden biri! Brennan’ın yanına gelen her stajyerin (Wendell, Clark, Daisy, Arastoo, Fisher, Vincent) kendine has bir tuhaflığı var. Biri sürekli gereksiz bilgi verir, diğeri her şeye ağlar, bir diğeri ise aşırı karamsardır. Bu ekip, diziye sürekli taze bir mizah kanı pompalıyor.
Neden Hala İzlemelisiniz? (Bilimle Karışık Mizah)
Bones’u diğer polisiyelerden ayıran şey, mide bulandırıcı sahnelerle (evet, o ceset makyajları bazen akşam yemeğinizi sorgulatabilir) sıcacık aile bağlarını aynı potada eritmesi. Bir yandan “bu kemikteki iz hangi aletle yapılmış?” diye kafa yorarken, diğer yandan Booth ve Brennan arasındaki o “evlenecekler mi, evlenmeyecekler mi?” gerilimiyle tırnaklarınızı yiyorsunuz.
Ayrıca dizi, adli bilimler konusunda oldukça eğitici (tabii bazı teknolojik cihazlar biraz kurgu olsa da). Kemiklerin cinsiyet, yaş ve ölüm şekli hakkında nasıl bu kadar çok bilgi verdiğini görmek büyüleyici.
Bones Dizisinden Unutulmaz Replikler
Dizinin ruhunu yansıtan o meşhur diyaloglardan birkaçı:
-
Brennan: “Hukuk sadece toplumsal bir kurgu, ben evrensel gerçeklerle ilgileniyorum.”
-
Booth: “Bones, bazen sadece ‘üzgünüm’ dersin ve biter. Analiz etme!”
-
Hodgins: “Komplo teorisi mi? Ben buna ‘henüz kanıtlanmamış gerçekler’ diyorum.”
-
Brennan: “I don’t know what that means.” (Popüler bir film veya ünlüden bahsedildiğinde her zaman!)
Bir Kemik Koleksiyonundan Daha Fazlası
Bones, 12 sezonluk devasa maratonuyla izleyicisine bir diziden çok bir aile sundu. Bilimin soğuk yüzünü, karakterlerin sıcaklığıyla ısıtan nadir yapımlardan biri. Eğer hala izlemediyseniz, 246 bölümlük bu macera sizi bekliyor. Sadece izlemeden önce yanınızda pizza yememeye dikkat edin, zira Dr. Hodgins’in incelediği o “vıcık vıcık” şeyler iştahınızı biraz kaçırabilir!
Dizimag puanımız: 10 üzerinden 9! (O bir puanı da Booth’un bazen aşırı inatçı olmasına kestik.)




