Netflix

How to Get to Heaven from Belfast

  • Kategori: Kara Komedi, Gerilim, Gizem, Dram
  • Yayın Tarihi: 12 Şubat 2026
  • Oyuncular: Roísín Gallagher, Sinéad Keenan, Caoilfhionn Dunne
  • Dil: İngilizce (İrlanda Aksanı – Altyazısız izlemek yürek ister!)
  • Dizi Süresi: 45-55 Dakika (Toplam 8 Bölüm)
  • Yönetmen: Michael Lennox -Derry Girls yönetmeni
  • Senarist: Lisa McGee (Kraliçemiz)
  • Orijinal İsmi: How to Get to Heaven from Belfast
  • Platformlar: Netflix

How to Get to Heaven from Belfast İncelemesi: Cenaze Evi Şenlik Evi

Dizinin yaratıcısı Lisa McGee olunca, insan ister istemez “Acaba yeni bir Derry Girls mü?” diye soruyor. Cevap verelim: Hem evet hem hayır. Evet, çünkü o muazzam diyalog yazımı, kadınlar arasındaki o samimi ama iğneleyici dostluk bağı ve İrlanda’nın o kendine has “dertli ama komik” havası burada da var. Hayır, çünkü bu sefer işin içinde bir ceset, çözülmesi gereken karanlık sırlar ve otuzlu yaşların getirdiği o “Ben nerede yanlış yaptım?” sendromu var.

Dizi, Belfast’ın puslu ve melankolik atmosferinde başlıyor. Lise yıllarında yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ama zamanla hayatın sillesini yiyip birbirlerinden kopan üç kadın: Saoirse, Robyn ve Dara. Bu üçlüyü tekrar bir araya getiren şey ise dördüncü arkadaşlarının (Greta) şüpheli ölümü oluyor. Başta “Hadi cenazeye gidelim, iki ağlayıp helva yiyip dönelim” diye başlayan bu buluşma, Greta’nın aslında göründüğü gibi ölmediğinin anlaşılmasıyla bir anda Scooby-Doo yetişkin versiyonuna dönüşüyor.

Ancak buradaki gizem, Amerikan dizilerindeki gibi FBI ajanları veya yüksek teknolojili laboratuvarlarla çözülmüyor. Hayır, burada silahımız; İrlanda mizahı, bastırılmış duygular, bolca alkol ve “Ben bu işi çözerim kızım” diyen kadın dayanışması.

Konusu: Geçmişin Hayaletleri ve Geleceğin Belirsizliği

Hikaye, Greta’nın cenaze töreninde start alıyor. Yıllardır görüşmeyen Saoirse, Robyn ve Dara, tabutun başında bir araya geldiklerinde, sadece arkadaşlarının yasını tutmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi hayatlarının enkazıyla da yüzleşiyorlar.

Greta’nın ölümüyle ilgili ortaya çıkan tuhaf detaylar, bu üçlüyü İrlanda’nın kırsalına, tekinsiz kasabalarına ve kendi geçmişlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. “Belfast’tan Cennete gitmek” metaforu, aslında bu üç kadının kendi cehennemlerinden kurtulma çabasını simgeliyor. Lisa McGee, gerilimi tırmandırırken araya sıkıştırdığı o efsanevi esprilerle izleyiciyi “Acaba gerilsem mi yoksa kahkaha mı atsam?” ikilemine sokuyor.

Karakter Analizleri: Mahşerin Üç Atlısı (Ama Biraz Dağınıklar)

Bu diziyi izlenir kılan en büyük unsur, karakterlerin “kusurlu” olması. Hiçbiri süper kahraman değil, hepsi senin benim gibi dertli.

Saoirse (Roísín Gallagher)

The Lovers dizisinden tanıdığımız Roísín Gallagher, Saoirse rolünde döktürüyor. Saoirse, grubun “baş belası”. Başarılı bir yazar ama hayatı tam bir kaos. Alkolle arası biraz fazla iyi, ilişkilerde dikiş tutturamayan, fevri ve ağzına geleni söyleyen tip. Olayları karıştıran, fitili ateşleyen hep o. Ama o kadar karizmatik bir yıkıklığı var ki, ona kızamıyorsunuz.

Robyn (Sinéad Keenan)

Grubun “gergin” annesi. Sinéad Keenan (Unforgotten, Being Human), sürekli patlamaya hazır bir bomba gibi gezen Robyn’i canlandırıyor. Dışarıdan bakıldığında mükemmel bir hayatı var gibi görünse de, içi çığlık çığlığa. Kontrol manyağı olması, bu kaotik yolculukta en çok onun sinirlerini bozuyor. Saoirse ne kadar dağınıksa, Robyn o kadar toparlayıcı (veya toplamaya çalışırken deliren).

Dara (Caoilfhionn Dunne)

Grubun “sessiz gücü” ama en öngörülemezi. Caoilfhionn Dunne, Dara rolünde müthiş bir denge unsuru. Dara, arkadaşlarının aksine daha içe kapanık, daha gözlemci ama damarına basıldığında en tehlikeli olabilecek potansiyele sahip. Bakışlarıyla insanı dövebilen, geçmişin yükünü en ağır hisseden karakter.

Neden İzlemelisiniz?

  1. Lisa McGee İmzası: Bu kadın diyalog yazma konusunda bir dahi. Sırf o hızlı, zekice ve iğneleyici replikler için bile izlenir.

  2. Kadın Dostluğu: Sex and the City veya Desperate Housewives’ın İrlanda şubesi gibi düşünün ama daha az topuklu ayakkabı, daha çok yağmurluk ve çamur var. İlişkilerin gerçekçiliği sizi yakalayacak.

  3. Türlerin Dansı: Hem “Katil kim?” diye merak edip tırnak yiyorsunuz hem de karakterlerin saçmalamalarına gülüyorsunuz. Gerilim ve komedi dengesi muazzam.

Unutulmaz Olası Replikler

(Dizinin atmosferinden ve McGee’nin kaleminden damlayan o tanıdık tonlamalar)

Saoirse: “Cennette yer olduğunu sanmıyorum kızlar. Eğer varsa da Belfast’tan kalkan otobüs kesin rötar yapar.”

Robyn: “Şu an bir cinayeti mi çözmeye çalışıyoruz yoksa orta yaş krizimizi mi yönetiyoruz, inanın ayırt edemiyorum.”

Dara: “Ölüler konuşmaz derler ama Greta susmayı yaşarken de beceremezdi, şimdi mi becerecek?”

Saoirse: “Lütfen biri bana bir içki versin, yoksa bu mezar taşını kemirmeye başlayacağım.”

Dizimag Editör Yorumu: İrlanda Usulü Dedektiflik

How to Get to Heaven from Belfast, 2026’nın başında gelen en taze ve en lezzetli işlerden biri. Eğer Bad Sisters dizisini sevdiyseniz, buna bayılacaksınız. İrlanda dizilerinin o kasvetli havasını mizahla kırma yeteneği gerçekten takdire şayan.

Dizi, izleyiciye şunu söylüyor: “Hayat bazen berbat olabilir, arkadaşlarınız sizi delirtebilir ve hatta birileri ölebilir. Ama yanınızda doğru insanlar varsa, cehennemin içinden bile gülerek geçebilirsiniz.”

Netflix’in bu diziyi kapması çok isabetli olmuş. Hem gizem severleri hem de komedi arayanları aynı potada eritebilen nadir yapımlardan. Tek uyarımız; İrlanda aksanına alışmak için ilk 5 dakika kulaklarınızı dört açmanız gerekebilir. Sonrasında ise Saoirse ve ekibinin peşinden sürüklenip gideceksiniz.

 Belfast bileti alınmadıysa üzülmeyin, bu dizi sizi oraya bedavaya götürüyor. İyi seyirler!

Bir yanıt yazın

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu