Memory Of A Killer

- Kategori: Suç, Aksiyon, Dram, Gerilim
- Yayın Tarihi: 2026 (Kesin tarih platforma göre değişebilir)
- Oyuncular: Patrick Dempsey, Michael Imperioli, Richard Harmon, Odeya Rush
- Dil: İngilizce
- Film Süresi: 60 Dakika (Bölüm Başına)
- Yaratıcılar: Ed Whitmore, Tracey Malone
- Senarist: Ed Whitmore, Tracey Malone
- Orijinal İsmi: Memory Of A Killer
- Platformlar: Peacock (ABD) – Prime Video
Memory Of A Killer İncelemesi: McDreamy Gitti, McHitman Geldi!
Hafıza, insanoğlunun en büyük laneti mi yoksa hediyesi mi? Peki ya geçiminizi insanları ortadan kaldırarak sağlayan profesyonel bir tetikçiyseniz? 2026 yılına hızlı bir giriş yapan Memory Of A Killer, bizi New York’un gri sokaklarında, zihni yavaş yavaş silinen bir katilin dünyasına davet ediyor. “Memento” filmini düşünün ama bu sefer başrolde saçları harika görünen Patrick Dempsey var ve vücuduna dövme yaptırmak yerine fotokopi makinesi satmaya çalışıyor. Dizimag.com.tr olarak, Alzheimer ile savaşırken düşmanlarını da (hatırladığı kadarıyla) temizlemeye çalışan Angelo Ledda’nın hikayesini mercek altına alıyoruz.
Dizi, klasik bir “vurdu kırdı” işinden ziyade, psikolojik derinliği olan bir kedi-fare oyununu vaat ediyor. Başrolde Patrick Dempsey’nin olması ise beklentiyi arşa çıkarıyor. Yıllarca hayat kurtaran Derek Shepherd rolünden sonra, can alan ama kim olduğunu unutan bir adamı oynamak? İşte buna kariyer dönüşümü denir!
Memory Of A Killer Konusu: Tetiği Çektim Ama Neden?
Hikayemizin merkezinde Angelo Ledda (nam-ı diğer Angelo Doyle) var. Angelo, dışarıdan bakıldığında sıkıcı, orta yaşlı, muhtemelen toner kartuşu fiyatlarından şikayet eden sıradan bir fotokopi makinesi satıcısı. Ancak bu sadece vitrin. Angelo aslında New York yeraltı dünyasının en soğukkanlı ve yetenekli kiralık katillerinden biri.
İşler tıkırında giderken (yani hedefler ölürken), Angelo’ya erken evre Alzheimer teşhisi konuluyor. Bir tetikçi için el titremesi ne kadar kötüyse, hafıza kaybı ondan bin kat daha kötüdür. “Silahı nereye koydum?”, “Cesedi gömdüm mü yoksa bagajda mı unuttum?” gibi sorular Angelo’nun günlük rutini haline geliyor. Ancak asıl kaos, Angelo’nun karısının ölümünün bir kaza olmadığını keşfetmesiyle başlıyor. Tam intikam planları yaparken kızı Maria saldırıya uğruyor. Angelo, düşmanlarını bulmak zorunda ama zihni ona ihanet ediyor. Dizi, Angelo’nun not defterleri, ses kayıtları ve kalan son beyin hücreleriyle bir yapbozu çözme çabasını anlatıyor.
Karakter Analizleri: Hafıza Silinir, Yetenek Kalır
Dizinin kadrosu, “Biz bu işi biliyoruz” diyen isimlerden oluşuyor. Gelin karakterlere yakından bakalım:
Angelo Doyle (Patrick Dempsey)
Yılların romantik jönü, burada kırarmış saçları ve yorgun bakışlarıyla karşımızda. Angelo, empati kurması zor ama izlemesi keyifli bir karakter. Hem baba olmaya çalışıyor hem de New York’un en tehlikeli adamı. Alzheimer hastalığının getirdiği paranoya ve çaresizliği Dempsey’nin nasıl yansıtacağı dizinin kilit noktası. Fotokopi makinesi satıcısı kılıfı ise senaristlerin bize attığı en büyük mizahi gol. Adamın hayatı kağıt sıkışması gibi, sürekli hata veriyor!
Dutch (Michael Imperioli)
The Sopranos efsanesi Michael Imperioli’yi suç dramasında görmek, evde çay demlemek kadar rahatlatıcı ve tanıdık bir his. Dutch karakteri, Angelo’nun geçmişiyle bağlantılı, muhtemelen onun bu dünyadaki rehberi veya peşindeki belalısı (Dizinin gidişatına göre dost mu düşman mı göreceğiz). Imperioli’nin o kendine has gergin ama karizmatik oyunculuğu, diziye “ağırlık” katıyor.
Joe (Richard Harmon)
The 100‘ın Murphy’si Richard Harmon varsa, orada kesin bir kaos ve sinsilik vardır. Joe karakteri, muhtemelen Angelo’nun peşindeki genç nesil tetikçilerden biri veya Angelo’nun geçmişte yaptığı hataların bir yansıması. Harmon’ın o tekinsiz gülüşü, gerilim dozunu artıracak en büyük etken.
Maria (Odeya Rush)
Angelo’nun kızı. Hikayenin duygusal çapası. Babasının gerçek mesleğinden habersiz (ya da şüphelenen) ve saldırıya uğramasıyla olayların fitilini ateşleyen karakter. Angelo’nun hafızası silinse bile, Maria’ya olan sevgisi onu ayakta tutan son kale.
Senaryo ve Atmosfer: Kağıt Sıkışması Kadar Gergin
Dizinin yaratıcıları Ed Whitmore ve Tracey Malone, İngiliz suç dramalarından (Manhunt, Silent Witness) tanıdığımız isimler. Bu da demek oluyor ki, karşımızda Amerikan usulü bol patlamalı bir işten ziyade, daha karanlık, daha puslu ve diyalog ağırlıklı bir iş var.
Angelo’nun hastalığı, dizide sadece bir dram unsuru değil, aynı zamanda bir zaman sayacı (ticking clock) olarak kullanılıyor. İzleyici olarak biz de Angelo ile birlikte geriliyoruz. “Şu an güvendiği adam aslında onu öldürmeye gelen kişi mi?” sorusu her sahnede aklımızı kurcalıyor. Ayrıca Angelo’nun fotokopi işiyle ilgili sahnelerdeki metaforlar (kopyaların silik çıkması, makinenin bozulması) hafızasının durumuna yapılan zekice göndermeler.
Unutulmaz Olası Replikler
Henüz fragmanlardan ve senaryo sızıntılarından derlediğimiz kadarıyla, Angelo’nun durumuyla ilgili kara mizah ve dram dolu replikler duyacağız:
Angelo: “Birini öldürmek kolaydır. Zor olan, ertesi sabah uyandığında neden öldürdüğünü hatırlamaktır.”
Dutch: “Senin sorunun vicdanın değil Angelo, senin sorunun beyninin kevgire dönmüş olması.”
Angelo: (Silahını ararken) “Yemin ederim buraya koymuştum… Ya da fotokopi makinesinin toner haznesine mi sakladım?”
Maria: “Baba, bana doğum günümü unuttuğunu söyleme.” Angelo: “Tatlım, ben dün kimi vurduğumu bile hatırlamıyorum, doğum günün lüks kalıyor.”
Neden İzlemelisiniz?
-
Patrick Dempsey Faktörü: Adamın oyunculuk skalasının ne kadar genişlediğini görmek için.
-
Özgün Senaryo: “Unutan dedektif/katil” teması Memento ile işlendi ama bunu bir aile draması ve dizi formatında izlemek, karaktere daha çok bağlanmamızı sağlayacak.
-
Gerilim: Kimin dost kimin düşman olduğunun sürekli değiştiği bir senaryo matematiği var.
İzlemeyi Unutmayın!
Memory Of A Killer, 2026 sezonunun en iddialı yapımlarından biri. Aksiyon arayanları tatmin edecek çatışmaları, dram arayanları ağlatacak baba-kız ilişkisi ve gerilim arayanları koltuğa çivileyecek “kim yaptı?” gizemiyle dizimag.com.tr editörleri olarak listemizin başında.
Eğer Angelo gibi unutkan değilseniz, bu diziyi izleme listenize hemen ekleyin. Yoksa Patrick Dempsey rüyalarınıza girip “Neden izlemedin?” diye sorabilir (gerçi o da neden rüyanıza girdiğini unutabilir). İyi seyirler!




