Pavyon

- Kategori: Belgesel, Suç, Dram
- Yayın Tarihi: 12 Temmuz 2019
- Oyuncular: Kirli Dilek, Ateş, Ezo, Sincanlı Erkal, Ilgazlı Maraz, Şizo Burak
- Dil: Türkçe
- Film Süresi: Bölüm başı ortalama 30 Dakika
- Yönetmen: Enver Arcak
- Senarist: Enver Arcak
- Orijinal İsmi: Pavyon
- Platformlar: BluTV
Ankara’nın Arka Bahçesi: Pavyon Dizisi Nedir?
Hadi dürüst olalım; pavyon kültürü Türkiye’de her zaman “tabu” ile “merak” arasında ince bir çizgide yürümüştür. Enver Arcak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Pavyon dizisi, bu gizemli dünyayı öyle bir şeffaflıkla önümüze seriyor ki, izlerken kendinizi Ankara’nın o meşhur “Sarı Tutku” dumanları arasında buluyorsunuz.
Bu bir kurgu değil, bu tam anlamıyla hayatın ta kendisi! Belgesel, Ankara’nın eğlence sektörünün %80’ini sırtlayan ama toplumda hep “öteki” olarak görülen bu mekanların perde arkasını anlatıyor. Işıltılı sahnelerin arkasındaki dramı, “alemci” dayıların bitmeyen enerjisini ve tabii ki o meşhur “fistan” (bahşiş) savaşlarını izlerken bazen kahkahalara boğulacak, bazen de “vay be, ne hayatlar var” diyeceksiniz.
Pavyon Dünyasının Unutulmaz Karakterleri
Bir belgeseli efsane yapan şey içindeki insan hikayeleridir. Pavyon dizisi, öyle karakterler barındırıyor ki her biri ayrı bir film konusu olur. İşte bu alemin en renkli ve “ağır” abileri, ablaları:
Kirli Dilek: Dizinin adeta filozofu. Kendine has tarzı, hayata bakış açısı ve pavyon alemine dair derin tespitleriyle izleyicinin gönlünde taht kurdu. Onun ağzından çıkan her cümle, aslında bir nevi sokak üniversitesi dersi niteliğinde. “Kirli” lakabının hakkını veren o samimi sohbetleri özlenecek cinsten.
Sincanlı Erkal (Erkal Sonel): “Evin barkın yok mu?” repliğiyle sosyal medyayı sallamadan çok önce, bu belgeselde sahnelerin tozunu attırıyordu. Ankara oyun havalarının piri olan Erkal, pavyonun sadece bir mekan değil, bir “müzik ekolü” olduğunu kanıtlıyor. O bağlamanın tellerine vurduğunda, Ankara’da akan sular durur.
Ezo: Pavyonun parlayan yıldızı. Sahne duruşu, kostümleri ve bu erkek egemen dünyada ayakta kalma mücadelesiyle belgeselin en güçlü figürlerinden biri. Ezo’nun hikayesi, aslında ışıltılı spot ışıklarının altındaki zorlu hayatın en net yansıması.
Ateş: Adı gibi yakıcı bir karakter. Gece hayatının tüm raconunu bilen, mekanın düzenini sağlayan ve alemin içindeki her türlü entrikaya hakim bir isim. İzlerken “Ben bu adamla takılsam başıma bela almam” dedirtiyor.
Neden İzlemelisiniz? Ankara’da Her Yol Pavyona mı Çıkar?
Eğer hala “Alt tarafı pavyon işte, neyini izleyeyim?” diyorsanız yanılıyorsunuz. Bu dizi, bir sosyoloji dersi tadında. Ankara pavyonları, sadece dans edilen yerler değil; birer terapi merkezi, dertleşme sofrası ve bazen de tüm birikimin bir gecede “feda” edildiği birer kumarhane (duygusal anlamda tabii!).
Dizinin dili o kadar samimi ve “Ankaralı” ki, izlerken yanınıza bir tabak atom ve bir bardak çay almamak için kendinizi zor tutuyorsunuz. Espirili anlatımı, gerçekçi kurgusu ve röportajların doğallığı sizi ekran başına kilitliyor. Üstelik görüntü kalitesi ve müzik seçimleri, belgesel estetiğini zirveye taşıyor.
Pavyon Aleminden Akıllarda Kalan Meşhur Replikler
Diziyi izleyenlerin diline dolanan, bazen güldüren bazen de düşündüren o meşhur cümleler:
-
“Ankara’da deniz yok ama boğulmak için pavyon çok!”
-
“Bizim buralarda herkes kraldır ama masadan kalkana kadar.”
-
“Alem biter, dert bitmez; bağlama çalar, keder bitmez.”
-
“Fistanı attık mı, dünyayı unuturuz la!”
-
“Burada her şey gerçek, bir tek hesaplar yalan!” (Espriyle karışık bir pavyon gerçeği).
Bir Ankara Klasiği
Sonuç olarak, Pavyon, sadece bir belgesel değil; Ankara’nın ruhunu, hüznünü ve eğlencesini harmanlayan dev bir yapıt. Eğer hala izlemediyseniz, önyargılarınızı vestiyere bırakın ve bu renkli dünyaya bir adım atın. Ama dikkat edin, diziyi bitirdikten sonra kendinizi durup dururken “hidayet” oynarken bulabilirsiniz!
dizimag.com.tr olarak puanımız: 9.2/10 (O 0.8 puanı da hesap çok gelmesin diye kırdık!)
Siz de Pavyon dizisi hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın! Ankara alemlerinde sizin favori karakteriniz hangisi? Kirli Dilek mi yoksa Sincanlı Erkal mı? Yorumlarınızı bekliyoruz!




