Tabii

Ayşe

  • Kategori: Biyografi, Dram, Psikolojik
  • Yayın Tarihi: 2024 (Festival Gösterimleri), 2025 (Vizyon ve Dijital Platformlar)
  • Oyuncular: Binnur Kaya, Menderes Samancılar, Ali Seçkiner Alıcı, Rıza Sönmez
  • Dil: Türkçe
  • Film Süresi: 1 Saat 25 Dakika
  • Yönetmen: Necip Çağhan Özdemir
  • Senarist: Necip Çağhan Özdemir
  • Orijinal İsmi: Ayşe
  • Platformlar: Sinemalar ve Dijital Platformlar (MUBI , Tabi

Ayşe Filmi İncelemesi: Senaryosu En Zor Yazılan Film “Hayat”

Türk sinemasının “Senaryo Kraliçesi” Ayşe Şasa’yı tanır mısınız? Hani şu Ah Güzel İstanbul, Gramofon Avrat gibi kült filmlerin senaristi. Aristokrat bir aileden gelip, dadılarla büyüyüp, sonra kendini Yeşilçam’ın o kaotik setlerinde, sigara dumanı ve daktilo tıkırtıları arasında bulan kadın. İşte “Ayşe” filmi, bize sadece başarılı bir senaristi anlatmıyor; aynı zamanda “aklını yitirmemek için” yazan bir ruhun röntgenini çekiyor.

Film, Ayşe Şasa’nın hayatının en kırılgan dönemine, şizofreni teşhisiyle boğuştuğu ve varoluşsal sancılar çektiği yıllara odaklanıyor. Yönetmen Necip Çağhan Özdemir, klasik “doğdu, büyüdü, öldü” biyografilerinden sıkılanlar için harika bir iş çıkarmış. Filmde büyük patlamalar, epik sahneler yok; onun yerine Ayşe’nin kafasının içindeki o gürültülü sessizlik var.

Ayşe, Yeşilçam’da hayallerini kurduğu kariyere erişmek için canını dişine takarken, sektörün o acımasız dişlileri arasında sıkışıp kalıyor. “Bu senaryo olmamış Ayşe”, “Daha ticari yaz Ayşe” baskıları arasında, kendi gerçekliğini kaybetmeye başlayan bir kadının dramını izliyoruz. Ama merak etmeyin, Ayşe öyle kolay pes edecek biri değil. O, deliliğin kıyısında gezinirken bile kalemini kılıç gibi kullanmayı bilenlerden.

Binnur Kaya Faktörü: Oynamamış, Yaşamış!

Gelelim filmin en büyük kozuna: Binnur Kaya. Komedi rollerinde bizi gülmekten yerlere yatıran Binnur Kaya, bu filmde öyle bir performans sergiliyor ki, “Acaba bu kadın gerçekten Ayşe Şasa mı?” diye şüpheye düşüyorsunuz.

Binnur Kaya, Ayşe’nin o kırılganlığını, gözlerindeki o boşluğu ve aniden gelen öfke nöbetlerini o kadar doğal yansıtmış ki, Altın Portakal’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alması kimseyi şaşırtmadı. Ayşe’nin yalnızlığıyla konuştuğu, daktilosuna sarıldığı sahnelerde Binnur Kaya, oyunculuk dersi veriyor. Makyajsız, filtresiz ve tamamen “Ayşe” olarak karşımızda.

Karakter Analizleri: Ayşe’nin Dünyasındaki Figürler

Film, “tek kişilik dev kadro” tadında ilerlese de, Ayşe’nin dünyasını şekillendiren (veya yıkan) yan karakterler de hikayenin tuz biberi.

Ayşe (Binnur Kaya)

Filmin kalbi. Zengin bir ailede, “Robert Kolejli” bir prenses olarak büyütülmüş ama o, prenses olmayı değil, hikaye anlatıcısı olmayı seçmiş. Ancak zihni ona oyunlar oynamaya başladığında, en büyük sığınağı yine kelimeler oluyor. Ayşe, hem çok güçlü hem de bir cam kadar kırılgan. Yeşilçam’ın erkek egemen dünyasında var olmaya çalışırken, kendi zihnindeki şeytanlarla da savaşıyor.

Baba Figürü / Otorite (Menderes Samancılar)

Usta oyuncu Menderes Samancılar, filmde Ayşe’nin hayatındaki “otorite”yi ve belki de o aristokrat ailenin soğuk yüzünü veya sektördeki baba figürlerini temsil eden bir ağırlıkta. Onun varlığı, Ayşe’nin üzerindeki baskıyı hissetmemizi sağlıyor. Ayşe’nin “onaylanma ihtiyacı” ile “başkaldırı”sı arasındaki çatışmayı besleyen karakter.

Doktor / Yayıncı (Ali Seçkiner Alıcı)

Ayşe’nin zihinsel yolculuğunda ona ayna tutan, bazen onu anlamaya çalışan bazen de çaresiz kalan figürler. Ali Seçkiner Alıcı’nın sakin ve derinlikli oyunculuğu, filmin kaotik anlarında bir nefes alma durağı gibi.

Yeşilçam’ın Arka Sokağı: Işıltının Altındaki Pas

Dizi/Film, Yeşilçam nostaljisi yapayım derken pembe bir tablo çizmiyor. Aksine, o dönemin entelektüel bunalımlarını, siyasi çalkantılarını ve sanatçıların yaşadığı o “tutunamama” halini gözümüze sokuyor. Ayşe Şasa’nın senaryolarını yazarken çektiği sancılar, aslında bir dönemin de özeti gibi. “Bir film çekilir, biter ama senaristi o filmin içinde yaşamaya devam eder” hissini iliklerinize kadar yaşıyorsunuz.

Neden İzlemelisiniz?

  1. Oyunculuk Şöleni: Sadece Binnur Kaya için bile izlenir. Türk sinema tarihinin en iyi biyografik performanslarından biri.

  2. Derinlik: “Çok güldük, biraz da ağlayalım” diyorsanız değil; “Biraz düşünelim, varoluşu sorgulayalım” diyorsanız doğru adrestesiniz.

  3. Gerçek Bir Hikaye: Ayşe Şasa’nın tasavvufa yönelişinden önceki o buhranlı yılları anlamak, onun eserlerini daha iyi kavramak için bir anahtar.

Unutulmaz Replikler

Ayşe Şasa’nın kaleminden ve filmden süzülen o derin sözler:

Ayşe: “Benim senaryolarımda mutlu son yok doktor. Çünkü hayatın kurgusu, mutlu sonlara izin vermeyecek kadar kötü yazılmış.”

Ayşe: “Delilik ne biliyor musun? Herkesin ‘normal’ dediği bu sahte dünyaya uyum sağlamaya çalışmak. Asıl delilik bu!”

Bir Karakter: “Sen Yeşilçam’a fazlasın Ayşe. Burası hayal satar, sen ise gerçeğin ta kendisisin.”

Ayşe: “Yazmasam, çıldıracaktım. Belki de yazdığım için çıldırdım, kim bilir?”

Dizimag Editör Yorumu: Delilikle Dahilik Arasında Bir Dans

“Ayşe”, izleyip geçeceğiniz, sonra da “Akşam ne yesek?” diyeceğiniz filmlerden değil. Üzerinize bir ağırlık çökecek, belki biraz içiniz daralacak ama günün sonunda “Vay be, ne hayatlarmış!” diyeceksiniz. Necip Çağhan Özdemir, Ayşe Şasa’ya bir saygı duruşunda bulunurken, onu kutsallaştırmadan, tüm insani zaaflarıyla ekrana taşımış.

Film, Ayşe Şasa’nın o meşhur “Bir ruh macerası” tanımının sinemadaki karşılığı. Eğer Recep İvedik gülmesi aramıyorsanız, hayatın gerçek ve acıtan tarafına dokunmak istiyorsanız, bu filmi listenizin en başına ekleyin.

 Binnur Kaya oynamamış, adeta Ayşe Şasa’nın ruhunu çağırmış. Bu ruh çağırma seansını kaçırmayın! İyi seyirler.

Bir yanıt yazın

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu